Kaymak için olan malzemeleri bir sos tenceresine alıp kıvam alıncaya
kadar karıştırarak pişirin. Ayrı bir sos tenceresine su ve şekeri
ekleyip orta ateşte şeker eriyene kadar karıştırın ardından kaynamaya
bırakın. Şerbet kaynayınca ocaktan alın ve 1-2 damla limonsuyu ekleyin,
karıştırın ve soğumaya bırakın.
Baklava yufkalarını ıslatmak için tereyağını bir sos tenceresinde
eritin, tüm yufka katlarının aralarını bolca yağlayarak üst üste
yerleştirin. Yufkaları 12 eşit kare olacak şekilde kesin.
Her bir karenin ortasına önce Antep fıstığı ardından da 1 tatlı
kaşığı kadar irmikli karışımdan koyup üçgen şeklinde kapatın. Tüm
yufkaları bu şekilde hazırladıktan sonra pişirme kabına her birinin
ucuna diğerinin sırtı gelecek şekilde dizin. Böylece şöbiyetlerin uç
kısımları açılmayacaktır.
180 derece de 25 dakika pişirin. Fırından çıkan şöbiyeti 5 dakika
dinlendirdikten sonra soğuk şerbeti dökün ve üzerine fıstık serpip
servis edin.
10 Mayıs 2016 Salı
burma kadayıf
Fıstıklı Burma Kadayıf Yapılışı
Taze kadayıfı elimizle uzun bir şekilde açalım ve arasına fıstık yayalım. Kadayıfı burarak şekillendirelim.Sadeyağ ile tepsiyi yağlayalım. Burma kadayıfları tepsinin ortasından itibaren resimdeki gibi dizelim.
Orta hararetli ocak üzerinde tepsiyi çevirerek kadayıfları kızartalım.
Burma kadayıfların bir yüzü kızardıktan sonra tepsideki yağı bir kaba süzelim ve kadayıfı ters yüz edelim.
Yağı tekrar tepsiye dökelim. Burma kadayıf tatlısının öbür yüzünü de güzelce kızartalım.
Şerbetini hazırlamak için; suyu, şekeri ve limon suyunu bir tencerede kaynatalım.
Burma kadayıf sıcakken üzerine sıcak şerbeti gezdirelim.
Burma kadayıf tatlımız soğuduktan sonra servise hazır.
NOT: Sadeyağ, tereyağının arındırılmasıyla elde edilir, marketlerde bulabilirsiniz. Bulamazsanız, 1 kilo tereyağını en kısık ateşte yavaş yavaş ısıtıp kaynatıyoruz, tereyağ kaynadıkça ortaya çıkan köpüğü başka bir kaba aktarıyoruz. 2 saate yakın süren bu işlemde, en son kalan sade yağ bizim arındırılmış yağımız oluyor. Kendiniz evde bunu yapabilirsiniz.
künefe
Künefe
Hazırlanışı
Künefenin birden fazla çeşidi olmasına rağmen genel yapılış yöntemi aynıdır. İki katman kadayıf arasına tuzsuz bir cins peynir koyularak hafifçe pişirilir ve üzerine çok koyulaşmamış şeker şurubu katılır.Yapılışındaki değişikler başlıca kadayıfın ve peynirin türünden kaynaklanır. Direk tel kadayıf kullanılabildığı gibi, irmikle toklaştırılmış kadayıf da kullanılabilir. Peynir olarak Hatay peyniri, Lor peyniri, Antep peyniri, Urfa peyniri gibi çiğ süte daha yakın, taze peynirler kullanılır. Bu tür peynirlerin hem elde etmesi hem de yıkayıp taze tutması zor olabileceği için kolaylaştırılmış ev tariflerinde dil peynirine de rastlanır.
Sunum
Mersin künefesinden farklı olarak, Hatay künefesi istenilen porsiyon sayısına göre çeşitli büyüklüklerdeki özel tepsilerde kısık ateş üzerinde döndürülerek pişirilir. Daha sonra maharetli bir şekilde ters çevrilerek diğer tarafının da aynı şekilde pişmesi sağlanır. Ateşten alındıktan sonra üzerine şerbeti ve fıstığı eklenip sıcak olarak servis yapılır.Künefe sıcak ya da ılık olarak servis edilir. Bu sıcaklığın geldiği ortamlar ise değişiklik gösterir. Örneğin Mersin'de yapılan künefe büyük tepside pişirilir ve servis için ateşinin üzerinde dönen bir mekanizma bulunan börekçi ocaklarına alınır. Servis zamanında dikdörtgen şekilde kesilip tabaklara alınır. Bu tür künefenin sıcaklığı piştikten sonra sıcak tutulmasından gelir, sıcaktan çok ılığa yakındır. Başka bir hazırlama yöntemi ise kadayıfı ve peyniri önceden küçük yassı sahanlara hazırlayıp, servis zamanında pişirmektir. Bu tür yapılan künefeler önceden az pişirilip şurubu dökülmüş olabilir, veya tümden pişmemiş olarak tutulabilir. Sipariş geldiğinde fırına sürülen çoktan porsiyonlanmış künefe kabıyla beraber servis edilir. Bu tür künefenin sıcaklığı yeni pişmesinden dolayıdır.
Pişmiş künefenin üstüne dövülmüş Antep fıstığı, ceviz veya fındık gibi yemişler veya kuru hindistan cevizi serpilebilir. Bu garniler arasında en çok kullanılanı Antep fıstığıdır.
Serviste neredeyse her zaman bir bardak su da künefeyle verilir. Su tatlıdaki yüksek şekerin yakıcılığını alır, sıcak havalarda yenilen künefenin verdiği harareti alır.
antep baklavası
Baklava
AB Komisyonu tarafından 8 Ağustos 2013 Tarihinde baklavanın Türk tatlısı olduğu tescil edilmiştir.
Köken bilimi
Baklava sözcüğü Türkçe kökenlidir.[1] Eski Türkçede baklağu, baklağı olarak geçer. Buell (1999), "baklava" isminin Moğolca 'bağlamak, sarmak' anlamına gelen baγla- sözcüğünün üstüne Türkçe fiil eki -v getirilerek türetilmiş olabileceğini belirtmiştir ancak Moğolca'daki baγla- fiili de Eski Türkçe'den bir alıntıdır.[2] Kelimenin Arapça bakla kelimesi ile bir ilgisi yoktur.Türkçeden diğer dillere de geçmiştir. Arapça بقلاوة , Farsça باقلوا, Somalice baqlawad, Ermenice փախլավա, Kürtçe, Zazaca baqlawa, Arnavutça bakllava, Rumence baclava, Macarca baklava, Bulgarca, Sırpça баклава, Hırvatça, Boşnakça baklava, Lehçe bakława, Çekçe baklava, Rusça пахлава, бахлава (okunuş: pahlava. bahlava) , Ukraynaca баклава, Yunanca μπακλαβάς, Azerice Paxlava, Gürcüce ფახლავა, Abhazca абаклау́а, Bengalce বাক্লাভা, Filipince baklava, İngilizce baklava.
küp şeker
Mono-sakkaritler:
Monosakkaritler; karbonhidratların en küçük yapı birimi olup, şekerin en basit formuna verilen isimdir.
Besin kaynağı bakımından en önemli olan monosakkarit türleri, 6 karbon atomu taşıyan heksoz'lardır.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




